-

Nefes Nefese

Nefes Nefese, Ayşe Kulin tarafından kaleme alınmış ve 2008 tarihinde Everest Yayınları aracılığıyla siz değerli kitapseverlerimizle buluşturulmuştur.

Detaylı Bilgi

Kitap Özeti

Son osmanlı Padişahlarından Fazıl Resat Paşa’nın Leman hanımla evlilğinden Sabiha ve Selva adında iki kızı vardır.Sabiha ve kardeşi Selva kolejlerde okuyup,piyano ve dil dersleri aldılar ve cok kültürlü iki kız oldular.

Nefes Nefese Kitabının Özeti

Son osmanlı Padişahlarından Fazıl Resat Paşa’nın Leman hanımla evlilğinden Sabiha ve Selva adında iki kızı vardır.Sabiha ve kardeşi Selva kolejlerde okuyup,piyano ve dil dersleri aldılar ve cok kültürlü iki kız oldular.
Sabiha arkadaşlarıyla çay partilerine gidiyordu orada Macit adında bir geçle taıştı ve 6 ay sonra evlendiler.Selva ise liseden beri hoşlandığ arkasaşı Rafael Alfandiri’yi seviyordu ama Rafo yahudi oldğundan babası bir türlü razı olmuyordu.O sırada tüm Avrupa’da savaş olduğundan Türkiye’de etkileniyordu.Türkiye kimin yanında olacağına karar veremiyordu.
Ruslar,sartları kabul edilmezse boğazları alacaklar,İngilizler ordu yardımında bulunmayacaklar,Almanlar ise yahudilerin yanında olduğumuz taktirde saldıracaklardı.
Aşağı tükürsen sakal,yukarı tükürsen bıyık hesabı ama Türkiye akılcı bir politika izliyor,kimsenin yanında değilmiş gibi davranıyordu bu oyalama taktiğiydi yani Türkiye, savaşın ateşine bulaşmadan,Almanlarla Müttefikler arasında gerili ince ipte,bir cambaz
maharetiyle yürümeye çalışmaktaydı.
Macit üst düzeye yükselmişti ve ani gelen telefonlar ardından sabahlara kadar süren toplantılar Macit ile Sabiha’yı birbirinden uzaklaştırıyordu gidgide.Sabiha ile Macit’in Hülya adında yedi yaşında birde kızları vardı.O sırada Selva ise babasından aldığı keçi inadıyla Rafo’nun da ailesinin ısrarlarına dayanamayıp birlikte Marsilya ya yerleşiyorlar.Ama Naziler heryere zehirli bir gaz gibi sızıyorlar.Naziler,Türk pasaportu yada pasaportu yanında olmayanları ve yahudileri bir yük vagonuna doldurup esir kamplarına götürüyorlar yada sokağın ortasında iç çamaşırlarını indirip sünnetliler mi diye kontrol ediyorlardı.Ama Selva herşeyi göze alıp hamile bile kalmıştı.Ankara’ya o sıra,Macitin yanına yeni bir çocuk atanmıştı Tarık diye,dürüst bir Anadolu çocuğuydu Tarık ve Sabiha da Macit de onu çok seviyorlardı.Tarık kısa zamanda yükseldi ve Fransız(Paris) konsolosluğuna atandı bu arada Sabiha’nın en yakın arkadaşı olmuş,birbirlerinden ayrılacakları için cok üzülmüşlerdi. Selva ile ilgili herşeyi anlatmıştı Tarık’a Sabiha ve Tarık gidince ona yardım edeceğine söz vermişti Tarık,Paris’e iner inmez aradı Selva’yı tam trenden indiginde Naziler yine işbaşındaydı zaten hiç durmuyorlardı ki.Tarık,Selva’ya Fransız konsolosu Nazım Kenterden bir randevu ayarladı.Çünkü herkes SS’lerden kurtulmak için Türk konsoloslugunun önünde uzun kuyruklar oluşturmuştu pasaport için.Kocasının ve kendinin pasaportunu aldı.Selva bu arada Türkçe bilmeyenlere Naziler yakalarsa diye türkçe öğretiyordu.Komşularından biri Selva’ya geldi ve konsolosu tanıdığı için kızı ve oğluna pasaport istiyordu.Selva çok iyi yürekli olduğu için kabul etti.Tarık ise İstanbul’dan bir arkadaşı Muhsin ile ev tutmuştu.Muhsin’in eve sürekli arkadaşları gidip geliyordu,bunlardan biri de Ferit idi.
Ferit ile Tarık çok iyi dost oldular.Hatta Tarık Ferih’in arkadaşı Margot’la çıkmaya başladı,Ferit zaten evliydi.Ferit gizli bir kuruluşta çalşıyordu ve yahudi olan Türkleri ve pasaportu olmayanları ek bir vagona doldurup İstanbul’a göndermek istiyorlardı.Bu trnden bakanlıktan duymuş olan Tarık’ın da haberi vardı.Selva’da Tarık’tan öğrendi,babasından dolayı gitmeyi düşünmüyordu.Ama doğan küçük çoçuğu Fazıl olunca ve Rofo’yu Naziler esir alınca fikrini değitirdi.Ama Selva kurtulup diğer insanları orada bırakamazdı.Ne yapıp ne edip Tarık ve konsolosu yardın etmeye razı edince,oğlu ve kızına pasaport isteyen kadını,çevre komşularını,Rafo’nun kuzeninin ailesini herkesi bir evde topladılar sahte pasaportlar alındı,resimler yapıştırıldı.
Bu arada Selva herkese ihtiyaç duyacağı Türkçe cümleleri öğretiyordu.Marsilya’da gelişmeler böyleyken Ankara’da da durum karşıktı.Sabiha kocasının ilgisizliğindençocuğuyla ilgilenmemeye başlar ve depresyona girer.Macit anne ve babasını çagırdı yanına,bir müddet orada kaldılar.Bu sırada Macit karısını briç partilerinden tanıdığı bir ruh doktoruna götürdü. Karısı içinde gizli kalmış bütün duyguları,ihtirasları ve kıskançlıklarını cerahat gibi akıtıyordu doktora,hatta kocasına bile söylemişti doktorunun yanında kendini çırılçıplak hissetiğini.Kocası bu durumdan şüphelenmişti ama sonra kendini ayıplamıştı.Fakat Sabiha kocasından bulmadı ilgi ve şefkati,en yakın arkadaşı doktoru,sırdaşında bulmuştu ve aralarında bir yakınlaşma olmuştu.Fakat bunu durdurup birşey olmamış gibi devam ettiler hasta doktor ilişkilerine.Ama Sabiha gercekten de bir gelgitteydi ve tedaviler ona çok iyi geliyordu.
Vatikan’ın İstanbul temsilcisi’den sahte vaftiz belgeleri geldi bunları çocuklar için kullancaklardı.Selva,Rafo ve Ferit sahte pasaport ve kimlikleri hazırlamıslardı ve herkes gerektiğince Türkçe biliyordu.Fakat trenin yolunu nereden geçeceğini bulamıyorlardı bir türlü,derken Ferit’in aklına geldi ve tam berlin’in ortasından geçeceklerdi,zaten Berlin’in ortasından geçen bir trendenkim şüphelenirdi ki? Gel zaman git zaman trenin kalkacağı bildirildi ve bindiler trene,durduklarında birkaç kez Naziler kolaçan ettiler ama bir sorun çıkmadı.
Selva yine herzamanki gibi her olaya yetişti.Herkesde mutlulukla korku karışımı acayip bir duygu yüklüydü.İnsanlar o kadar korkmuşlardı ki,kopartıp atamamışlardı yüreklerinden fakat Selva başka bir şey düşünüyordu.Tüm bunlablası Sabiha ile annesi Leman hanım ellerinde beyaz bir mendil sallıyorlardı.Babası gelmedi diye içinden geçirdi Selva,
“zaten neden gelsinki”diye düşündü.
Rafo küçük fazılı uzattı Selvaya annesine göstersin diye..işte o zaman gördü,Selva başını kaldırınca orada duruyordu,elinde bastonuyla,beyaz saçlı adam.
arın yanında acaba babası onu karşılamaya gelirmiydi? Sabiha ve annesinin geleceğinden emindi ama babası? Fazıl Reşat Paşa,kızının küçüklük resimlerini görmüş ve Macitten savaşın ilerlediğini duyunca kötü oluyordu.Nihayet Edirne’ye girdiler ve vagondaki herkes geldiklerine şükrettiler,daha sonra Rafo Selvaların komportamanına koştu.Çünkü sirkeci garına girmişlerdi.
b)Romanda ele alınan konu nedir?
Türkiye’nin 2.dünya savaşına girmeme çabaları,Nazilerin yahudilere yaptıkları zulüm ve işkenceler ve Türk diplomatların yahudileri kurtarma çabalarını anlatıyor.Aynı zamanda da o zamanın Türk diplomatların aileleri ile yasadıkları sorunlarıda konu alıyor.
Site Haritası